ANTBİRLİKSPOR 1973-1994

Sponsor

Başkanımız Günay Moralılar- Kaptan Ruhi- Uşaklı Ömer- Tatar Mustafa- Fevzi Adam- Coşkun Ortaçakıroğlu- Süleyman Bulut- Mustafa Aydın-Muhsin Türken- Halil Doğan- Hasan Aktaş- Ali Biçer- Yavuz Marangoz- Muzaffer Yüzbaş- Noyan Şerbetçi- Yener Zorlutuna- Arif Akça- Aziz- Arap Ali- Arap Ahmet- Ali Filiz- Süleyman Morsi- Mehmet- Ali Sula- Erkan- Nevzat- Atilla- Abdullah- Turist Ömer- Arap Nazmi- Taşkafa Bülent- Erdoğan Tatlı- Şevki Melli- Şakir Filiz- Sabahattin- Metin Bulut- Mustafa Yılmaz- Taşkafa Cahit- Yalçın- ve daha isimlerini yazamadıklarım bir çok arkadaşımızla aynı formayı değişik yıllarda giydik, mücadele ettik. hepsini saygı ile anıyoruz.
Açtığımız bu sayfa, yazdığımız anılarımız Antalya Amatör Futboluna katkısı olan arkadaşlarımızın hatırlanması, bilinmesi içindir,
Antalya Amatör Kümesinin Puzzle'nda eksik taşların yerine konması için Yazıyoruz, Resimliyoruz.
Hakemleri de unutmayalım, Ali Güllüpınar- Yekta Başeğmez-Mustafa Kumoğlu- Salih Tırlan- İbrahim Akkaya- Feliçita Bülent- Hasan- Numan- Cımbız- ileriki yıllarda Astsubay Nejdet Kaybettiklerimize Allah Rahmet eylesin, yaşayanlara uzun ömürler diliyoruz.
Bölge görevlileri: Aldemir Dizdaroğlu- Fevzi Büyükyıldırım- Halim Kolancı Kaybettiklerimize Allah Rahmet eylesin, yaşayanlara uzun ömürler diliyoruz.
Antrenörler : Orhan Gülmez- Alphan Uçum- Bülent Yüzbaş- Tuncay Tanlak- Erdoğan Saçak- ileriki yıllarda Uşaklı Ömer Kaybettiklerimize Allah Rahmet eylesin, yaşayanlara uzun ömürler diliyoruz.
Taraftarlarımızdan Arap Erol- Faruk- Gevgev Yusuf, Cafer, kaybettiklerimize Allah Rahmet eylesin, yaşayanlara uzun ömürler diliyoruz.
Galibiyetlerde 2 puan, beraberliklerde 1 er puan paylaşılıyor, Tekmelik oynadığım sürece mecburiyeti yoktu, Hiç giymedim, forma numaraları 1 kaleciye verilen 2 den 11 e kadar olurdu, yedekler en fazla 16-17 gibi olurdu, öyle 29 - 35- 43- 90 gibi numaralar yoktu, maçta 2 toptan fazla olmazdı, biri oyunda 2.si orta saha taç çizgisi yanında dururdu, kaleciler uzun kollu forma giyerlerdi, güneşe karşı şapkaları vardı, Kulüp formaları her maç sonrası yıkanır, bir sonraki maça hazırlardı, 2 - 3 bazen daha fazla sezon giyilirdi, devre arası yarım limon dağıtılırdı, ister suyunu sık iç, ister kabuğunla ye. sahaya adım atarken genelde uğur olsun diye kimisi sağ, kimisi sol ayağını atardı, o yıllarda tekmelik mecburi değildi, herhalde üretimi de çok yoktu, hiç giymedim, rakip oyunculardan hiç birini sakatlamadım, sakatlanıp oyunu terk etmedi, hastahaneye giden hiç olmadı, futbol sert oyundur ama kuralına göre oynadık.
1973- 1974 yılı Cumhuriyet Kupasını alırken Amatör Küme şampiyonluğunu kaçırıyorlar. (Kaptan Ruhi Finikespor'un Şampiyon olduğunu
söyledi.
1974-1975 Adana, Uşak'tan yapılan transferlerle takım amatör küme birincisi olup, gruplarda finallere kadar çıkıyorlar, Türkiye 3. oldular. (Kaptan Ruhi-Uşaklı Ömer Fevzi Adam bu yıl Antalya'da fırtına gibi estiklerini, Gruplarda birinci olduklarını, Finallerde Orduspor Amatör- Kağıtspor- Batman Petrol- Antspor arkadaşlara söylenen 4 takımda 3.lige çıktıkları ama sonra 1. olan çıkacak demişler,
1975-1976 geçen seneki takımdan gidenler, yerine gelenler askerden geldim, Uşaklı Ömer Askere gitti. stadın yanında dar alanda yaptığımız antremanlar harika oluyordu, Kaptan Ruhi'nin kolu kırıldı, ama ilginç 2 kemiğin bir tanesi kırılmış, kemik sonraki tedavilerle kaynamıştı, Finike deplasmanı minibüsie maça gittik, galibiz rakip orta saha oyuncusu çakıyor tekneyi oyunculara onuda şu ilginç cümleyle anlatıyor, önümüzdeki günlerde gruplara gidecekler şimdiden tekmelere alışsınlar derken sahadan atılan oyuncu olmadı, açık ara şampiyon olduk, DSİ sahasında oynadığımızı hatırlıyorum, Noyan sol açık Fevzi adam santrafor, Kaptan Ruhi orta saha, Emirali, B.Ömer, Turist Ömer, Kaleci Erdoğan Abi, Şevki, maçları hatırladıkça yazalım, Antalyaspor yer yer taktik antremanlarını bizlerle maç yaparak hazırlanıyorlar, iyi takımız ciddi keyifli maçlar oluyordu, zor yeniliyorduk, Antalyaspor'da o yıllar Kaleci MehmetAli- Metin- Ümran- Salih- Adanalı Orhan- Serikli Salih vardı. sıra Gruplara geldi Aydın'a gittik, Ankara'dan maçlara gözlemci olarak gelen yetkilinin elinde Ben ve Caner'in lisanslarını oynayamaz diye işaretlenmiş Benim lisans Futbol federasyonunda Erzincan Karagücü'nde gözüküyor, kulüp lisansı Ankara'da vizelettirmemiş,sonuçta Hoca geldi senin lisansı Antalya'ya gider gitmez halledeceğiz dedi, söz dedi, Ben tribüne çıktım, Fevzi Adam'ın Alaşehir maçında Kaleciyle beraber çıktığı hava topundaki şık kafa golü ve diğer maç sonuçta grup 1. si olarak Antalya'ya döndük. 2. grup Konya maçlara hazırlandık, Konya'da yine Ankara'dan gelen yetkili yine Ben ve Caner oynayamaz diyor yani lisanslarla ilgili bir çalışma yapılmamış,
Tribüne çıktım, Esasında madem yapılmadı beni niye Konya'ya götürüyorsunuz, Antalya'da kalırım neden yalan söyleniyor. maçlarda oynatırsın, oynatmazsın, tipik günü kurtarma, daha öncede Eskişehir Genç Karmada Antalya Finallerinde kazık yemiştim. tribün bir futbolcu için kötü bir yerdir. sahadan daha fazla yorulursun, ilk maç Kayseri takımıyla (adını öğrenelim yazayım) mağlup olduk. basit gol yedik, çıkaramadık, 2. maç dış sahada oynuyoruz. (takımı öğrenelim) kalede Erdoğan Abi kalemizdeki bir karambolde kafasına tekme yedi, yerde kalkamadı, ambulansa yanında ben Hastahaneye gittik, gözleri kapalı, SSK sicil numarasını okuyor, acil doktoru baktı, tekrar ambulansla sahaya döndük, oyuncu değişiklikleri yapıldığından takımda Kaleci Fevzi Adam, hastahaneye giderken galiptik ama döndüğümüzde skor berabere maçta öyle bitti, elenmiştik.
1976-1977 yılı takımdan gidenler, gelenler Hoca aynı Hoca Fevzi Adam askere gitti. Günay Abiye ben oynamam dedim, maçlara çıkmadım, 1.Amatör Küme o yıl 2 grup, birincileri çift maç oynayıp üstün olan Antalya 1. olacak. öbür grupta Serik onlarda iyi top oynuyorlar Santraforları Muhsin her maçta golleri var. İdareci farkını burada gördüm, Günay Abi maçlarımızdaki gözlemlerinden Serik santraforunu durduracak kişinin ben olduğunu biliyor, şu sözü daha sonraki konuşmalarında söylüyor 1 futbolcu için antrenör harcanmaz ama Çoşkun için bu maçlar için yapılır diyor. (Tatar Mustafa Şahit- Bana hiçbir zaman söylemedi.) Günay Abi artık antremanlara çıkıyorsun önümüzdeki maçlara kendini hazırla dedi, Hoca değişikliği sonrası playof ilk maçta rakibi 1-0 yendik, rakibin takımın golcüsü 90 dakika gol atmayı bırak tek topla buluşamadı, gol atan rakip takımın golcüsü susmuştu. 2. maç ise 0-0 berabere kaldık, 90 dakika yine rakip takım oyuncularına gol şansı tanımadık, santrafor topla buluşamadı, rakip takım gol atamadı veya biz yemedik. Antalya 1. olmuştuk. belki ben oynamadan da takım şampiyon olabilirdi. ama Günay Abinin tercihi daha sağlam risk almadan Şampiyonluğu kazanmaktı, beni tanıyor, bana güveniyordu, daha sonraki yıllarda da yaşadık. Denizli gruplara gittik, Başarılı olamadık,
1977-1978 yılı gidenler gelenler Uşaklı Ömer askerden geldi, Eskişehirden Tatar Mustafa, Erkan iyi top oynuyoruz, takımda Antalya dışından futbolcu olması nedeniyle rakip takımlar maçlara daha hırslı çıkıyorlar, Antalya Amatöre kaybettik onlarda iyiler avantajları profesyonel takımda olmaları, hatırladıklarımızdan DSİ sahası Kırkgöz maçı skor 5 mi 6 mı ne oldu, on sekiz içinde penaltılık çok pozisyona hakem es geçti, sonuncusunda çalmak durumunda kaldı itiraz ediyorlar, hakem kararları değişmez topun başına Cin Ali geçti rakip takım Cin Ali'ye dışarı atarsan yapacakları vaatlerde bulunuyorlar, Ali geri döndü Kaptan'a ne yapayım dedi, atmayacaksan çekil dedim, ben atarım dedim. (Etisporda Şinasi Hocanın fırçasını yedik zamanında doğru oynayacaksınız diye) vurdu gol oldu. DSİ sahasında Boztepe'yle maçımız var Tatar Mustafa ve ben yedek, Rakip kaleci Fehmi o gün oyun tutturamadık, tek kale oynuyoruz, gol atamıyoruz, üstüne 1 sefer geldiler 1 gol attılar, 1-0 mağlup oynuyoruz, oyuna girdik, maç bitiyor artık, oyun süresinde çok fazla rakip sahaya gitmem ama sanki malum oldu rakip on sekiz üstüne gelen topa çaktım Fehmi çıkaramadı, maç 1-1 bitti. 1 puan kaybetmiştik.
1978-1979 yine kadroda gelen ve gidenler askerden gelen Fevzi Adam Finikespora gitti. rakip oldu.gün geldi Finikespor maçı Atatürk Stadyumunda Antalyaspor maçı öncesi Takım iyi tribünde seyirci var harika oynuyoruz. Bu maçta Tatar Mustafa sağ bek tren gibi sağdan rakibe bindiriyor, herkesi geçti % 100 gol ama topu dışarı attı. bir daha rakibi ekarte etti yine % 100 gol ama topu yine dışarı attı, bir daha gitti ama kendine güveni bittiği için santrafora çıkardı golü yine atamamıştı. Rakibin gol ümidi Fevzi Adam bu maçta hırslı, ilk yarı tek topla buluşamadı, soyunma odasına gittik, Günay Abi Coşkun aynen devam ediyorsun, senden bugün başka bir şey beklemiyorum dedi, 2. yarı Fevzi Adam'la kol kola top oynamadan, top oynatmadan maçı 3-0 galip bitirdik. Bu sene yine taktik hataları sonucu askerden gelen Emirali maçlarda oynatıldı, esasında o maçlarda takımın ihtiyacı yoktu, sadece takıma alışsın diye maç kadrolarına alındı ve oynatıldı. teskere tarihinden önce oynatıldığı için o maçlar hükmen mağlup sayıldık, kısaca sahada kazandığımızı masada kaybetmiştik.
1979- 1980 Fevzi Adam tekrar geri döndü, takım kuruma tam mal edilemedi, maçlar ağırlıkla DSİ sahasında
Hemşomla 40 sene öncelere gidip, hatırladıklarımızı konuştuk bazı maçları hatırlayamadık, diğer arkadaşlarımıza da soracağız.
O zamanki mahalli gazetelerin spor sayfalarında Amatör maçlar hakkında haber yapılmazdı, ben görmedim, Fevzi Adam atıldıktan sonra tribünden maç izlerken, tribünden birinin babasının ettiği küfürü kendisine yazılınca cezası arttırıldı, sezonu tribünden seyretti, santraforsuz bir takım, Günay Abiyi, pasif göreve alıp by bas yapılıyor, spordan soğutuyorlar, sanki takım dağıldı, Finike maçında kalecimiz gelmedi, ben kaledeyim, 30 dakika sonrası gol yemeden kaleci geldi kaleyi teslim ettim, mağlup olduk, sezon sonunda Şampiyon olamadık. Tatar Mustafa'nın anlattıkları Antalya amatör karması Muğla'ya gitti, Uşaklı Ömer, Tatar Mustafa, Süleyman Emir Ali, Derya ve Halil kadroda final maçında İzmir Karması ile oynanıyor, Süleyman Bulut Futbolu döktürdüğü turnuva orta sahada bir pozisyonda rakibin tabanı sonucu ayağı kırılıyor, futbolu hayatı bitti denilen arkadaşımız, daha sonraki yıllarda Futbolu çok sevmesi sonucun da yine sahalara döndü, artık Platini Süleyman'dı, Ömer ve Halil 6 şar ay ceza alıyor, cezadan Bölgede nasibini almış. yada maçlar artık kaldırılmış bir daha oynanmadı.
1980-1981 Sezonu : Fetret Devri yazmıştım. herhalde doğru tanım diyorum. 1980 yılı Rahmetli Başkanımız Günay Moralılar Abimizin Küstürülmesi ve ona bypasların yapılması sonucunda takımla ilgilenemiyor ve bu arada takımdan giden topçular da var, gelen yok, gençlerden takviye edildi, Kalecisiz bir dönem geçen seneden eksik olanlar kaleci- Süleyman Ayağı kırık, Derya askere gitti- Yaşar- B.Ömer- Yavuz ve takım antrenörü yok, diğer arkadaşlarımız takımda, ha birde hoca alacağına karşılık formalara el koymuş, ilk maça çıkacağız oyuncular var, formalar yok Bölgenin formalarıyla sahaya çıktık. dedim ya Fetret Devri, şuna eminim kimse düşmeyi aklının ucundan bile geçirmiyordu, sahaya çıkınca sanki maçları bize altın tepsiyle önümüze sunacaklardı, laylaylom modundayız, maçlar devam ettikçe de iyi oynasak da, kötüde oynasak puan getiren sonuçları alamıyoruz, ligin bitime 2 hafta var, Antalya Amatör Kümesinde 3 takım şampiyonluğa oynuyor, bizde kümede kalma maçı oynayacağız, diğer 2 takım Atatürk stadında maçlar aynı saatte oynanacak, rakip takım bizi mutlaka yenmesi gerekiyor yoksa şampiyonluğu kaçırıyor, bizimde mutlaka yenmemiz , sonraki maça ümitli çıkıp kümede kalırız diye düşünüyoruz, maç ilk yarı 0-0 bitiyor, rakip çok baskılı değil, ortada bir maç, devre arası soyunma odasında şunu söylediğimi hatırlıyorum, 18 içine rakip topla girerse kesin penaltı, 70. dakikaya geldiğimizde aleyhimize verilen 1 penaltı atılan 3 futbolcu sonuç 0-0 biterken biz 2. kümeye, rakip şampiyon olamıyor, bu sene sanki ayaklarımız artık yere değiyor, yıllarca iyi top oynarken, maçları kazanmayı biliyorduk, en büyük etken Günay Abimizin olmaması devamında disiplinden kopmamız, kendimize güvenimizi kaybetmemiz, pahalıya mal oldu, 2.kümeye düşerken taban yapmıştık, benim açımdan 1970 yılında başladığım futbolda 1980 yılında ilk defa oyundan atılmıştım, (genelde isimleri yazmamaya özen gösteriyorum)
1981-1982 ayaklarımız yere değince, Maden düştük, çıkmakta bizim boynumuzun borcu, sözüyle yola çıktık. Kaleci bulduk, Süleyman'ın ayağı daha iyi, Arap Ali ve gelen oyuncular var, maçlarda fırtına gibiyiz, iyi top oynuyoruz, seyirciye göze hoş gelen futbol ve maç kazanma becerisini yine yakalamıştık. Rakip Sadi'li PİLSPOR ilk maç 3-1 galibiz. biz önde Pilspor arkamızda takip ediyor, sezon sonu 2. Pilspor maçına çıkarken 2 puan öndeyiz averajımız da iyi 3-0 yenilsek bile Şampiyonuz derken maç günü geldi Bahtılı Karayolları Sahasına geldik, çok rahatız, havayı bozan Bölge Görevlisinin söylediği kaideler değişti, eğer yenilirseniz,1 maç daha oynayacaksınız demesi, Takımın moralini bozmuş, burada bizim averajımız artı 2 puan öndeyiz rahatız, Pilspor arkadan hırsla geliyor, her geçen gün iyiler, bana göre 1 maç daha oynama opsiyonumuz yok. kuyruğuna kadar yüzdük, kuyruk kopartılır mı, avantajımızı en iyi değerlendirmemiz lazım kolay teslim olmak bizde yazmaz, soyunma odasında konuşmalar, hayırdır dedikten sonra, Arkadaşlara panik yok, maçın 90 dakikasından 15 dakikası orta saha oyuncumuz Uşaklı Ömer Abimizin, ayağında topu saklayacak, oyunu ağırlaştıracak, 15 dakikası da Benim takım baskı yediğinde takımı rahatlamak için, kalan 60 dakikada sizin arkadaşlar haydi maça dediğimi hatırlıyorum, sahaya çıktık, sahanın bir tarafı Dere ne demiştim maçın 15 dakikası benim sıkıştığımız anlarda dere tarafındaki sağbekimiz veya solbekimize attığım toplar hep dereye gitti, topun oradan gelmesi o zamanki maçlarda yedek bir tane top var, oyun soğuyor, rakibin baskısı krize, paniğe dönüşmüyor, hakem tarafından dereye attığım attığım toplarda kasıt görülmedi, bana kart bile göstermedi,çünkü beklere yakın değilim, sadece ayağımın ayarı yoktu gibi gözüktü, sadece ben yapmıyorum sıkışan takım oyuncuları genelde sakatlık numarasına yatar, oyun soğusun diye, rakip takım özellikle Sadi Kardeşimiz Hakemlere çok söyledi ama sonuç değişmedi, maç başladığı gibi 0-0 bitti, 1981-1982 sezonunda Antalya 2.Amatör Kümesinde ŞAMPİYON olmuştuk.
Geçen seneki üzüntümüzden sonra Sevinme sırası Bizdeydi.
Uşaklı Ömer- Kaptan Ruhi- Tatar Mustafa- Halil- EmirAli- Coşkun- Platini Süleyman- Kolombo Mustafa(bundan sonraki yıllar), genç takımdan gelen gençler, Uzun yıllar takımın iskeleti aynı Futbolculardan teşkil ediyordu.
DEVAMINDAKİ YILLAR ANTBİRLİKSPOR EFSANE 1973-

Güzergah Başlangıç Yeri: 
1973 yılından
Güzergah Varış Yeri: 
Nice Başarılar, Zaferler,Galibiyetler ama bazende Hüzün, mağlubiyetler

Yorum Yazabilirsiniz ...

Yasal Uyarı

Bu İnternet Sitesi içeriğinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video, müzik vb.) www.bisiklethobimiz.com’a ve Coşkun ORTAÇAKIROĞLU'na ait olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Bu hakları ihlal eden kişiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan hukuki ve cezai yaptırımlara tabi olurlar. www.bisiklethobimiz.com’a ve Coşkun ORTAÇAKIROĞLU ilgili yasal işlem başlatma hakkına sahiptir.