LEFKOŞA 4.GÜN GÜZELYURT'TAN LEFKOŞA

Sponsor

Sabah Güzelyurt'ta rahat uyku sonrası, karnım tok, küçük bir çarşısı var, girişte nüfus kaç kişi yazmıyor, karayolları sanki burada yok, hiç görmedim, yol kenarları dikenler insan boyunu geçiyor, otlar 1 metreden yüksek, neyse çarşısı küçük bir tostçu buldum, telefonlar için elektrik lazım, Ismi Hilmi lakabı porto bir fincan sallama çay 3.00 Tl. Burada prizler bizdekinden farklı 3 girişli, önce onu taktı 2 girişli ye dönünce bizim fişler oluyor, selfie çubuğum geçen sene bozulmuştu, oldu derken burada miyadı doldu, artık çalışmıyor, 2 sene önce 14.00 Tl. Ye almıştım, buradaki telefoncu ayni ürüne 20.00 Tl. Dedi, fiyat uygun hemde Güzelyurt'ta, küçük bir kasabada iyi ki almışım, Güzelyurt'tan Lefkoşa yolu bölünmüş yol, güvenlik yolu var ama yol boyunca akaryakıt istasyonu sadece Güzelyurt çıkışında yan yana 2 tane var, başka yok, yol boyunca köy, mahalle, çeşme, yok, altında duracağım ağaç yok, Yılmaz köy kavşağına gelmeden, gizli rampa var, (yolu düz zannediyorsun, ama pedal çevirmezsen yol alamıyorsun,) birde bunun üzerine rüzgarda karşıdan esiyor, hızını yarı yarıya kesiyor, hava sıcaklığı yüksek, kara sinek yüzüme saldırıyor, birde burada söyledikleri ot karasineği tayt, çorap, üstünden ısırıyor, kötü bir gün, tur bisikletçisi 50-60 km. durmadan yol almaz, durmak ister, notlarına bakmak ister, bu yolda asfaltta güneşin altındasın, ya lastik patlasa veya jant teli kırılsa asfalta güneşin altında tamir ettiğini düşünmek istemiyorum, ( Kuzey Kıbrıs karpaz'ı görmedim, gördüğüm yerler Mavi Köşk, Güzelyurt, Lefkoşa, Gazi Mağosa, Girne mutlaka görün derim ama Bisikletle değil, çünkü ama yollar ama konaklama bisikletliler için hazır değil, ) günün ızdırap saatleri sonunda önce Gönyeli sonra Lefkoşa ya geldim, Kıbrıs denince ilk aklıma gelen, 1963 yılı Rumların vahşeti geliyor, 1963 yılının 21 aralık gecesi askeriyede görevli olan Binbaşı Doktor Nihat İlhan'ın evinde ailesi eşi Mürrüvet, çocukları Murat, Kutsi, Hakan'ın banyonun küvetinde vahşice katledilmesini hatırlıyorum, o zaman 10 yaşındaydım, 56 sene sonra Lefkoşa da o evi ziyaret etmek, en etkilendiğim anlardandı, mekanları cennet olsun, Barbarlar müzesi Lefkoşa'da Şehit Mürrüvet ilhan Sokak Kumsal Mahallesi no:2 sokağın köşe başında tek katlı bahçeli bir ev, görevli Şerife hanım kısa açıklama sonrası evin odalarının Kıbrıs mücahitlerinin 1974 öncesi mücadeleleri fotoğraflar, yazılar var, banyo ve tuvalet camlı kilitli kapı yapılmış içeri girilmesin diye kapıda mermi delikleri, duvarda mermi delikleri, günümüze kadar o kanlı vahşeti getirmişler etkilenmemek elde değil,o gün evde kendilerini savunmak için hiçbirinde silah yok, masum kadın ve çocuklar, vahşet değilde nedir, Barbarlığın ta kendisidir. o gece kanlı dere yönünden mahalleye gelen Rum çeteler, caniler, mahalledeki Türk evleri ve Doktor Binbaşı Nihat İlhan'ın evine ateş ederek girmişler, banyoya sığınan Mürüvvet İlhan ve çocuklarını, tuvalete sığınan ev sahibi Feride hanımı şehit etmişlerdir, onun için Barbarlar Müzesi olan evden ders almamız gerekir diyorum, insanlık dışı bir katliama sahne olan ev 1965 yılında Türk Cemaat Meclisi Sosyal İşler Dairesi tarafından kiralanarak 1 Ocak 1966 yılında Barbarlık Müzesi olarak ziyarete açılmış, 1974 yılı Barış Harekatı hemen sonrası kurulan Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürlüğünce 1975 yılında yeniden düzenlenmiştir, 1980 yılında Bakanlar Kurulunca Kamulaştırılmıştır, yine evde yaralanan ev sahibi Hasan Yusuf Gudum evin bir odası ve mutfağından ölene kadar kullanmasına olanak sağlanmıştır.yine 14 şubat 2000 yılında evin binası ve iç sergileme zaman içinde yıprandığından elden geçirilerek ziyarete açılmıştır, ve sur içi, önce Barbarlar Müzesini gezdim, odaları düzenlemişler, banyo o günkü durumu ile kapısı ve duvarlarda kurşun delikleri, 1974 Barış Harekatından sonra Lefkoşa 2 ye bölünmüş, konuştuğum Kıbrıs Türkü şu an Lefkoşa nin Türk Rum bölündüğü yer buradaki Girne kapısı 1974 den önce dar bir kapısı varmış, yanlarında yüksek sur duvarları varmış ve Rumlar geçişleri kontrol ediyorlarmış, 1974 den sonraki yıllarda Girne kapısının yanlarındaki duvarlar yıkılmış, araç trafiğine açılmış, sur içindeki dükkanlar evler en fazla 2 katlı taştan yapılar, Selimiye camisi kilise olarak 1208 yılında yapımına başlamış 1326 yılında Saint Sophia Cathedral olarak ibadete açılmış, 1571 yılında Osmanlı Devletinin fethi sonrası Kıbrıs'ın en büyük camisine dönüştürülmüştür, resimleri fotoğraf makinası ile çekmiştim, eve dönünce çok resim var, yöre halkı ile konuştuğunuzda Kıbrıs Türk halkının zulüme uğradığını çok rahat bir şekilde anlıyorsunuz, mesela anlatılanlardan Girne kapısından her Türk geçemiyormuş, Girne'de denize Türkler istedikleri gibi giremezken, benim anneannem Girne'de yaşıyordu, denize gidemediğinden yüzme bilmez dedi, yine konuştuğum Güzelyurt'taki 80 li yaşlardaki Mehmet amcam 1960 öncesi ingiliz polisi, 1960 sonrası Kıbrıs Konfederasyon polisi, 1963 sonrası işsiz, güneyde İzgiliz birliğinin yakınınındaki Türk köyünde yaşıyor, 1974 Barış harekatı sonrası İngiliz askerleri Türkiye'ye güneydeki Türk köyünden gönderiyor,daha sonra Türkiye'den Kuzey Kıbrıs Güzelyurt'a yerleşiyor, kendisine yaşayan tarih sin dedim,anlatacağını canı gönülden dinlerim dedim, başını iki tarafa hafifçe salladı, konuşmak istedi, sonra vazgeçti, hayatındaki 1960 -1974 arası yaşadıkları çok çok güzel anılarının olduğunu zannetmiyorum, zaman iftara yakındı kesin çok önemli bilgiler verecekti, kalacak yer, çadır kuracak yer yok, çıkışta şans eseri bulduğum güzeldi, 2013 yılından günümüze ilk defa kendime ocakta yemek ( makarna ) yapacağım, çadırın olduğu yerde piknik masası da vardı, makarna ilk defa olmasına rağmen güzeldi, yanında 2 diş sarımsak, biraz sonra sallama limonlu adaçayı, uyunur artık,
Yarın Gazi Mağosa 23 Mayıs 2019

Güzergah Başlangıç Yeri: 
Güzelyurt
Güzergah Varış Yeri: 
Lefkoşa
Yapılan km.: 
60 km.
Toplam KM: 
60 km.
TARİH: 
2019

Yorum Yazabilirsiniz ...

Yasal Uyarı

Bu İnternet Sitesi içeriğinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video, müzik vb.) www.bisiklethobimiz.com’a ve Coşkun ORTAÇAKIROĞLU'na ait olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Bu hakları ihlal eden kişiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan hukuki ve cezai yaptırımlara tabi olurlar. www.bisiklethobimiz.com’a ve Coşkun ORTAÇAKIROĞLU ilgili yasal işlem başlatma hakkına sahiptir.